Online Ders
238 Kayıtlı Öğrenci
ÜcretÜcretsiz
Satın AlYer Ayırt

DERS TANIMI

Kullanıcı Deneyimi (UX) 101 dersi kapsamında UX disiplinin ana başlıkları ve temel konularına genel olarak değinilir. Kullanıcı Deneyimi (UX) 101 dersi sonunda Kullanılabilirlik ve Kullanıcı Deneyimi, Kullanıcı Araştırması, Bilgi Mimarisi, Temel Tasarım Prensipleri, Wifreframe Prototipleme, Optimizasyon başlıkları hakkında başlangıç seviyesinde fikir edinirsiniz. UX tasarımcısı olmak için izlemeniz gereken yolculuğun ilk adımını atmış olursunuz.


BU DERSTEN ÖĞRENECEKLERİNİZ

  1. UX terimlerini öğreneceksiniz
  2. Araştırma yöntemleri hakkında bilgi edineceksiniz.
  3. Bilgi mimarisi temel kavramlarına giriş yapacaksınız
  4. Temel tasarım ilkelerine aşina olacaksınız
  5. Wireframe ve prototiplemeye başlangıç yapacaksınız.
  6. Optimizasyon sürecine giriş yapacaksınız.
  7. UX alanında kullanılan çeşitli araçlar tanıyacaksınız.
  8. Alıştırmalar yardımı ile öğrendiklerinizi uygulayabileceksiniz.
Bölüm 1Kullanılabilirlik ve Kullanıcı Deneyimi
Konu 1UX Nedir?
Konu 2UX Tarihine Hızlı Bakış
Konu 3Kullanılabilirlik Nedir?
Konu 4Kullanılabilirliği ÖlçümlemekÜcretsiz Önizleme

KULLANILABİLİRLİĞİ ÖLÇÜMLEMEK

Zaman ve öznellik gibi etmenlerden bağımsız konuşabilmek için ölçümlere ihtiyaç duyarız. Yaptığımız işi ölçümlemenin yollarından biri de ürettiğimiz ürünün ne kadar kullanılabilir olduğunu ölçümlemektir.

Bu derste; kullanılabilirlik, ölçümleme, metrikler ve bunları nasıl kullanabileceğiniz hakkında bilgi edineceksiniz.

Video Metni

Kullanılabilirliği Ölçümlemek

Günlük hayatımızda gördüğümüz ve duyduğumuz birçok şeyi bildiğimiz diğerleriyle kıyaslarız. Bir çanta satın alırken diğerlerine göre hafif olmasına dikkat ederken, perde satın alırken ise uzunluğuna bakarız. Bu kıyaslamaları zaman gibi etmenlerden bağımsız olarak yapabilmek için de ölçümler, metrikler kullanırız. Uzunluğu santimetre ile ölçerken, ağırlığı kilogram ile ölçebiliriz.

Peki uzunluk veya ağırlığı ölçebiliyorken kullanılabilirliği neden ölçmeyelim?

Kullanılabilirliğin yararlı bir şekilde ölçümlenebilmesi için kullanacağımız metriklerin de diğer tüm alanlarda olduğu gibi kıyaslanabilir olması gerekecektir. Kıyaslanabilir olması için ise haliyle niceliksel olması, nümerik formatta bir veri sağlaması gerekecektir.

Arayüzlerin kullanılabilirliğini etkinlik, performans ve kullanıcı memnuniyeti gibi kavramlar çerçevesinde değerlendiriyoruz. Bunları ölçmek için de görev başarısı, hata sayısı, görev tamamlama süreleri gibi bazı temel metrikleri kullanıyoruz. Yürüteceğiniz çalışmanın ihtiyaçlarına göre ürününüzü ölçümleyeceğiniz metriklere siz karar vereceksiniz. Ben yol göstermesi açısından birkaç örnekten bahsetmek istiyorum.

  • Ürününüzdeki temel fonksiyonları/işlemleri incelemek için bir kullanılabilirlik testi düzenliyorsanız ölçümleyeceğiniz metrikler görev başarısı ve memnuniyet olabilir.
  • Ürününüz insanların sıklıkla kullandığı bir arayüz ise bu saydıklarıma ek olarak görev tamamlama süresi, öğrenilebilirliği de ölçümlemeniz gerekir. Sayfa görüntüleme, dönüşüm oranı gibi canlı website verileri de bu tip çalışmalar için kullanmak isteyeceğiniz metrikler arasında sayılabilir.
  • Navigasyon veya bilgi mimarisini değerlendirmek için bir çalışma yürütüyorsanız ölçümleyeceğiniz metrikler hata oranı, kayıp olma, doğrudan başarı, dolaylı başarı bulunabilirlik, kullanım kolaylığı olabilir.

Bölüm 2Kullanıcı Araştırması
Konu 5Kullanıcı Araştırması Nedir?
Konu 6Nasıl Soru Sorulur?
Konu 7Nasıl Gözlem Yapılır?
Konu 8Kullanılabilirlik Testi
Konu 9Persona
Konu 10Kart GruplamaÜcretsiz Önizleme

KART GRUPLAMA


Bir arayüz ne kadar iyi tasarlanmış olursa olsun kullanıcılar istedikleri içerikleri bulamıyorlarsa sitenize bir daha gelmeyeceklerdir.

Video Metni

Kart Gruplama

Bir sitenin navigasyonunu ve bilgi mimarisini tasarlamak için kullanılan bir tekniktir. Sitenizi istediğiniz kadar mükemmel tasarlamış olun, eğer kullanıcılar aradıkları içerikleri bulamıyorlarsa bir daha o siteye gelmeyeceklerdir. Bu yüzden navigasyonu, neyin nerede olacağını çok iyi kurgulamamız gerekmektedir.

Sizin de başınıza gelmiştir… Bir sitede aradığınız bir içeriği bulamadığınız hiç olmadı mı? Hatta muhtemelen o siteden o içerik yok diye çıkmış bile olabilirsiniz. Ancak aslında oradaydı… Sadece doğru yerde, yani kullanıcının aradığı yerde değildi.

Mantık, hiyerarşi ve bulunabilirliği en optimal şekilde kurgulamak için kart gruplama tekniğini kullanmamız gerekiyor. Ancak kart gruplamada kendi içinde farklılaşıyor ve siz ihtiyaçlarınıza göre en doğrusu seçmelisiniz. Buradaki fotoğraf nasıl gruplanmış? Renge göre mi, boyuta göre mi yoksa yüksekliğe göre mi?

Kart gruplamada cevaplanması gereken üç sorumuz var:

  1. Kullanıcılar web sitenize neden geliyorlar?
  2. Web sitenize gelen kullanıcılar aradıkları içerikleri hemen bulabiliyorlar mı?
  3. Farklı kullanıcılar içeriğinizi nasıl isimlendiriyor?

Kart gruplamanın faydaları nelerdir?

  • Yapı nasıl kurulmalı öğreniyoruz.
  • Bize göre değil de kullanıcıya göre düşünebiliyoruz.
  • Kullanıcı terminolojisini anlamış oluyoruz.

Kart gruplama metotları nelerdir?

  • Açık kart gruplama
  • Modified Delphi kart gruplama
  • Hibrid kart gruplama
  • Kapalı kart gruplama
  • Tersine kart gruplama (ağaç testi)

İlk üçü araştırmak son ikisi ise check etmek içindir.

Açık kart gruplama: Kullanıcılara kartlar verilir ve ilgili gördüklerini beraber gruplamaları ardından da gruplara isim vermeleri istenir. Online ve offline yapılabilir. Online daha sayısal bilgi verirken, offline’da kullanıcıların mental yapılarını da öğrenebiliriz. Offline’ı aynı zamanda grup halinde de yapabilirsin, böylece kullanıcılar birbirleriyle tartışır ve neden sonuç ilişkisi kurarlar.

Modified Delphi kart gruplama: 1 kullanıcı çağırılarak kartlar verilir ve kendine uygun bir şekilde yapıyı kurması beklenir, ardından kurduğu yapı ikinci kullanıcıya gösterilir ve kendine göre modifiye etmesi beklenir. Bu şekil sırayla 8 kullanıcı yapı üzerinde değişiklikler yaparak nihai ağacımız çıkmış olur.

Hibrid kart gruplama: Açık kart gruplamada kullanıcılardan nasıl gruplara başlık vermesini istiyorsak, burada da bizim bazı belirlediğimiz başlıklara uygun içerikleri yerleştirmelerini beklediğimiz bir teknik.

Kapalı kart gruplama: çok önermediğimiz bir teknik, çünkü kullanıcılara düşünme fırsatı vermeden önüne başlıkları veriyoruz ve her şeyi ilgili başlıklara yerleştirmelerini bekliyoruz.

Tersine kart gruplama (ağaç testi): yaptığınız yapıyı test edip doğruluğuna bakabileceğiniz bir tekniktir. Kullanıcılara içerikler verilir ve “Nerede arardınız?” diye sorarak navigasyonda nasıl gezindikleri izlenir. Online yapılan bir çalışmadır.

Kart gruplamaya nasıl başlayacaksınız? Süreç nasıl ilerliyor?

  • İçerik ne? Yeni bir site mi yoksa halihazırdaki bir site mi?
  • Kartları ve kullanıcıları seçme (kaç kart, kaç kullanıcı ile?)
  • Gruplamayı gerçekleştirme (hangi metod, nerede, nasıl, kayıt ve analiz)

Kartlar nasıl olmalı?

  • Ne çok uzun ne çok kısa.
  • Kullanıcıların anlayabileceği ölçüde açıklamalar yazılmalı.
  • Analytics verilerine bakılmalı, beraber gruplanacak içerikler seçilmeli.

Kart sayısı?

  • Ortalama 30 kart. Kullanıcıyı yormamak ve sıkmamak gerekir.


İPUCU

Kart Gruplamada Cevaplanması Gereken 3 Soru:

  1. Kullanıcılar web sitenize neden geliyorlar?
  2. Web sitenize gelen kullanıcılar aradıkları içerikleri hemen bulabiliyorlar mı?
  3. Farklı kullanıcılar içeriğinizi nasıl isimlendiriyor?


ARAÇLAR

OPTIMALSORT

Optimalsort ile online kart gruplama testleri yapabilirsiniz. Optimalsort’un demo hesaplarıyla testlerin gerçekleştirilmesi ve analizi konusunda örneklere ulaşabilirsiniz.

Bölüm 3Bilgi Mimarisi
Konu 11Bilgi Mimarisi Nedir?Ücretsiz Önizleme

BİLGİ MİMARİSİ NEDİR?


Bilginin ve bilgiye erişim olanaklarının hızla arttığı günümüzde istenilen bilgiye ulaşmak giderek daha da zor hale gelmektedir. Bu derste, bulunabilirliği ve buna bağlı olarak kullanılabilirliği desteklemek amacıyla içeriğin nasıl yapılandırılması ve etiketlenmesi gerektiği konusunda bilgi edinecek ve iyi bir navigasyon yapısı nasıl olmalı sorusuna cevap bulabileceksiniz.

Video Metni

Bilgi Mimarisi

Günümüzde bilginin hızla artması, bilgiye ulaşımı zorlaştırarak en büyük sorunlardan birisi haline gelmiştir. Artan bilgi miktarı ile birlikte bu bilgi ile etkileşime geçme yollarının da artması bilgi mimarisini önemli bir disiplin haline getirmiştir.

Bilgi mimarisi ile ilgili en büyük problemlerden birisi somut bir şeklide gösterilememesinden kaynaklanır. Hiç hayatınızda ‘bu websitesinin bilgi mimarisi çok başarılı’ veya ‘bu uygulamada hiçbir şey bulamıyorum, bilgi mimarisi gerçekten çok kötü’ diye bir cümle duydunuz mu? Muhtemelen hayır. Mesela şu an size bana bilgi mimarisi ile ilgili bir örnek verin desem büyük ihtimalle biraz zorlanabilirsiniz.

Fakat bir şeyin görünür olmaması var olmadığı anlamına gelmez. Tam tersine hatalı veya zayıf bir bilgi mimarisi, kullanıcılarının siteyi güçlükle kullanmalarına ve hatta siteyi terketmelerine yol açar. Daha da açık olmak gerekirse, hiç bir websitesini kullanırken “peki şimdi ne yapmalıyım?” veya “buradan sonra nereye gitmeliyim?” diye düşündüğünüz oldu mu? Eğer bu soruya cevabınız evet ise, bilgi mimarisi ile alakalı bir problem yaşıyorsunuz demektir.

Peki nedir bilgi mimarisi?

Özetle, kullanılabilirliği ve bulunabilirliği desteklemek amacıyla içeriğin nasıl yapılandırılacağı ve etiketlendirileceği gibi konularla ilgilenir ve bunu bir bütün parçalarını anlamlı bir şeklide kategorize ederek, isimlendirerek ve bir araya getirerek sağlar.

Bilgi mimarisi, ziyaret ettiğimiz web sitelerinde, indirdiğimiz uygulamalarda, kullandığımız tüm yazılı ve basılı dökümanlarda ve hatta bulunduğumuz fiziksel mekanlarda bile var olan bir disiplindir.

Iyi bir bilgi mimarisi;

  • Kullanıcıların sistemi ilk ve daha sonraki kullanımlarında aradıklarını kolayca ve zahmetsizce bulmaları ve işlemlerini yapabilmelerini sağlar. Kullanıcıların hem online hem de offline ortamda hangi konumda olduklarını, oraya nasıl geldiklerini ve bir önceki veya bir sonraki adıma nasıl geçeceklerini anlamalarını sağlar.
  • Websitesinin içeriği ile ilgili bilgi edinmelerine yardımcı olur.
  • Bulundukları sayfanın websitesi içerisindeki konumunu anlamalarını sağlar.

Peki bilgi mimarisi ile ilgilenen kişiler bütün bunları nasıl yapar?

  • Bir içeriği çeşitli özellikleri baz alarak kategorize eder ve bu kategorileri anlam ifade edecek şekilde isimlendirirler.
  • Bir sonraki adımda bu isimlendirilmiş kategorileri belirli bir düzende (genellikle hiyerarşik bir düzendir) konumlandırır.
  • Son olarak da bu gruplar arasında bir navigasyon yapısı oluşturarak bulunabilirliği sağlarlar.

İPUCU

Bu kitabı mutlaka okumalısınız!

infoarch_www_3ed_comp.indd


ALIŞTIRMA

NAVİGASYON STRES TESTİ

Navigasyon stres testini, web sitelerindeki navigasyon yapılarını anlamak için alıştırma olarak yapabilirsiniz. Süreç şöyle ilerliyor: Bir web sayfası seçin, siyah beyaz çıktısını alın ve ilgili sorulara cevap bulmaya çalışın.

Konu 12Akışı Tasarlamak
Bölüm 4Temel Tasarım Prensipleri
Konu 13Tasarım KaygılarıÜcretsiz Önizleme

TASARIM KAYGILARI


İster iç ekibimiz için hazırladığımız bir sunum olsun, ister müşterimize sunacağımız bir wireframe ürettiğimiz her çeşit ürün için verdiğimiz kararları belirli temel kaygılar ve kurallara bağlamalıyız. Bu kurallardan birkaçı hizalama, tekrar, hiyerarşi, gruplama ve dengedir.

Video Metni

Temel Tasarım Prensipleri

Genel Bir Yaklaşım Şekli Olarak Tasarım Kaygıları

Her birimiz hayatımızın tamamında çeşitli aksiyonlar alırız. Yemek yemek, televizyon izlemek, yüzmek ve daha yüzlerce, belki binlerce aksiyon. Temelde bu aksiyonlarımız bir tepki ya da kendi tercihimiz olan bir etkidir. Tepkilerimiz tabi ki dış etkenler sebebi ile, bazen kısa sürede bazen yeterli bir zamanda ancak kendi tercihimiz sebebi ile olmayan hareketler oluyor. Ama ya etkilerimiz? Düşüncelerimiz sonrası istediğimiz için, mecbur olduğumuz için, sevdiğimiz için bir karar alarak bir etkileşim gerçekleştiririz. Buradaki önemli anahtar kelime karardır. Bir karar sonrası aldığımız aksiyonların sebepleri vardır, birisi gelip bunu neden? yaptın diye sorduğunda ona bu yüzden yaptım diyebiliriz.

İşte içerisinde bulunduğumuz tasarım dünyamızda da, araştırmacı, UX tasarımcı, UI tasarımcı ya da satış ve pazarlamacı olsun aldığımız tüm aksiyonlarda sebeplerimiz ve kararlarımız vardır. Çizdiğiniz bir uygulama, tasarladığınız bir web sitesi, hazırladığınız bir sunum hatta sadece kendinizin kullanacağı bir excel dokümanı bazı temel tasarım kaygıları ile hazırlanmış olmalıdır. Burada yaratıcı olmayan, belirli kurallara bağlı kalan bir yaklaşımdan bahsetmiyoruz. Aslında tam tersi, yaratıcı kısma dokunmadan sektör ya da departman bağımsız olarak genel temel tasarım kaygılarını barındırmaktan bahsediyoruz. Bu sayede yaratıcı tarafta farklılık yaratmaya çalışırken temel noktalarda hatalar yapmamayı ve göze hoş gelen, kolay anlaşılır çıktılar sağlamayı hedefleyebiliriz.

Çalışmalarımızın belirli kaygılar ile oluşturulmasını sağlayacak olan temel tasarım prensiplerinden bazıları hizalama, tekrar, hiyerarşi, gruplama ve dengedir. Bu prensipleri sağlayan elementler ise çokça kullandığımız çizgi, şekil, desen, renk, boşluk, nokta, font, hareket gibi bileşenlerdir aslında.

Hizalama çalışmanızın belki de en kolay uygulanacak fakat en önemli, en vurucu şekilde tasarlanmış görünmesini sağlayacak prensiptir. Kullandığınız elementlerin hizalamasına dikkat ederek, çalışmanız boyunca bu hizalamayı tekrar ederek tutarlı bir tasarım elde edebilirsiniz.

Tekrar ise yine tutarlılık ve farkındalık yaratarak çalışmanın öğrenilebilir olmasını sağlayan bir başka prensiptir. Tekrar benzer renk, boyut, font gibi element kullanımları ile sağlanabilir.

Hiyerarşi bir öğeyi vurgulamak, bilgiyi organize etmek, okunabilirliği artırmak için kullanılmalıdır. Birbiri ile lokasyon, renk, boyut gibi özellikleri ile oranlı elementler doğru hiyerarşiyi ve zıtlığı yakalamamıza yardımcı olacaktır. Belirli ve mantıklı elementlerin birbiri ile yakın gruplanması doğru bir algıya yönlendirme sağlayacaktır. Bir arada yer verilmiş bilgiler, inputlar ve görseller etkileşimi ve okunulurluğu tasarlamamız ve kullanıcıyı rahatlatmamız anlamına gelecektir.

Denge görsel olarak estetik bir kurgu anlamına gelir. Her zaman iki eşit görsel oran anlamına gelmeyebilir. Zıtlık ile de denge kurulması mümkündür. Simetrik denge daha sıkıcı ve durağan bir görünüm sağlar. Asimetrik denge ise daha hareketli ve ilgi uyandırıcı bir kurgu oluşturur.

Bu temel tasarım prensiplerini olabildiğince göz önünde bulundurarak vereceğimiz kararlar, alacağımız aksiyonlar bizlerin gerçekten tasarlanmış, düşünülmüş, “neden?” sorusuna ayağı çok daha fazla yere basan yanıtlar vermemize yardımcı olacaktır. Gerçekleştirdiğimiz her hareketin, çizdiğimiz her çizginin, verdiğimiz her kararın bir sebebi var, bu sebepleri neden daha doğru bir tasarıma ulaşmak için biraz daha dikkatli vermeyelim.


TEMEL TASARIM PRENSİPLERİ

Denge, Hiyerarşi, Örüntü, Ritim, Boşluk, Orantı, Vurgu, Hareket, Uyum, Kontrast


ALIŞTIRMA

Temel tasarım ilkelerini daha net görmek ve eğlenceli bir şekilde deneyimlemek için bazı önerilerimiz var:

Konu 14Renk Seçimleri ve Beyaz Alan
Konu 15TipografiÜcretsiz Önizleme

TİPOGRAFİ



ALIŞTIRMA

Yazdığımız kelimelerdeki harflerin birbirine yakınlığı konusunda kendinizi denemek isterseniz bu oyun ile tipografi konusuna giriş yapabilirsiniz.

Konu 16Style Guide, UI Kit
Konu 17Etkileşim Tasarımında AnimasyonÜcretsiz Önizleme

ETKİLEŞİM TASARIMINDA ANİMASYON


İnsanoğlu var olduğu günden bu yana edebiyatta, sanatta, kültürde, görgü tanıklığı ettiği her şeyde hareketi hayatın en parlak, en önemli yaşamsal belirtisi olarak kabul etmiştir. Teknikler ve teknolojiler değişse de animasyon, hareket edebilen bir objenin hareketi süresince izlediği yolu, göstermenin en iyi yoludur. Modern animasyon örneklerinde hala insanın objelere hayat verme isteğini süre geliyor.

Video Metni

ETKİLEŞİM TASARIMINDA ANİMASYON

İyi bir animasyon tasarlayabilmek için animasyonun tarihini ve gelişimini anlamak bize yol gösterecektir. İnsanoğlu var olduğu günden bu yana edebiyatta, sanatta, kültürde, görgü tanıklığı ettiği her şeyde hareketi hayatın en parlak, en önemli yaşamsal belirtisi olarak kabul etmiştir.

  • Hareketi kavramsal olarak, bir objenin A noktasından B noktasına gidebilmesi olarak tanımlayabiliriz.
  • Hepimizin aşina olduğu animasyon kelimesi aslında biraz daha romantik bir anlama sahip. Latince’den gelen anima kelimesi “air-soul” anlamına geliyor. Yani animasyona objelere haraket ile hayat ve ruh ekleme süreci diyebiliriz.

4.000 yıl önce Mısır’daki duvar resimlerinde gördüğümüz hareketi resmetme denemeleri ilk animasyona örnek gösterilebilir. Ancak kare kare çizilen bu görseller tam olarak bir hareket teşkil etmiyordu. Animasyon, insan gözünün yanıltılabileceği düşüncesiyle birlikte 1600’lü yıllarda ilk somut örneklerini vermeye başladı. Magic lattern, thaumetrope, zeotrope gibi ilkel aletlerin geliştirilmesi ile film öncesi ilk animasyon denemeleri başlamış oldu. Bilgisayarlı animasyonların üretilmesi ile birlikte renkli çizgi diziler ve uzun metrajlı animasyonlar hızla üretilmeye ve tüketilmeye başlandı. Ve 1984’de Pixar’ın ilk 3d kısa filmini yayınlamasıyla birlikte modern anlamda bildiğimiz animasyon gelişimini tamamlamış oldu.

Teknikler ve teknolojiler değişse de animasyon, hareket edebilen bir objenin hareketi süresince izlediği yolu, göstermenin en iyi yoludur.

Modern animasyon örneklerinde hala insanın objelere hayat verme isteğini gözlemliyoruz.

Ara yüz tasarımında animasyon kullanımını ise 1990’ların sonlarında Adobe Flash ile görmeye başladık. Sayfa üzerinde kullanıcıyla etkileşime giren alanlarda bu ufak veya abartılı animasyonlar ile kullanıcının sayfa üzerinde daha çok zaman geçirmesi hedefleniyordu. Gelişen teknoloji ve özellikle mobil cihazların flash’ı desteklemiyor olmasıyla birlikte 2000’lı yılların başlarında geliştiriciler flash’tan uzaklaşarak kullanıcıyla daha iyi etkileşime geçmenin yollarını aradılar. 2009 yıllında geliştirilen CSS3 ile birlikte arayüz animasyonlarında yeni bir çağ başlamış oldu.

Arayüz tasarımlarımızda animasyonları ne için kullandığımıza gelirsek;

  • Micro interactionları belirgenleştirmek,
  • Herhangi bir süreci göstermek,
  • Animasyonun açıklıyıcı ve tasvir edici gücünden yararlanmak,
  • Görsel algıyı arttırmak.

Ama hepsinden önemlisi kullanıcılarımızın ürünümüzle olan duygusal bağını arttırmak için animasyonlara ihtiyaç duyuyoruz.

“Tabi ki de, fayda ve kullanabilirlik önemli ama eğlence, zevk, deneyim, kızgınlık veya öfke, korku ve güç olmadan hayatlarımız eksik kalacaktır.”


ÖRNEK

Userspots Dribbble hesabını takip ederek tasarımcılarımızın hazırladığı animasyon örneklerine ulaşabilirsiniz.

Bölüm 5Wireframe ve Prototipleme
Konu 18Wireframe ve Okuma Örüntüleri (Design Patterns)
Konu 19UI Elementleri
Konu 20Layout
Konu 21Prototipleme
Bölüm 6Optimizasyon
Konu 22Optimizasyona GirişÜcretsiz Önizleme

DÖNÜŞÜM ORANI OPTİMİZASYONU


Dönüşüm oranı önceden belirlenen bir hedefi gerçekleştiren kullanıcı sayısının, bu hedefi gerçekleştirmek amacı ile gelen toplam kullanıcı sayısına yüzdesel oranıdır.

Bu videoda, temel kavramlardan ve dönüşüm oranı optimizasyonu süreci adımlarından kısaca bahsedilmektedir.

Video Metni

Dönüşüm Oranı Optimizasyonu

Optimizasyon en basit anlamı ile var olan bir sistemi, aracı veya arayüzü en verimli haline dönüştürme işlemidir.

Dönüşüm oranı ise önceden belirlenen bir hedefi gerçekleştiren kullanıcı sayısının, bu hedefi gerçekleştirmek amacı ile gelen toplam kullanıcı sayısına yüzdesel oranıdır. Örnek vermek gerekirse; bir e-ticaret sitenizin olduğunu, sitenize toplam 1000 kullanıcı geldiğini ve sadece 10 kullanıcının hedeflemiş olduğunuz satın alma işlemini gerçekleştirdiğini varsayalım. Bu durumda hedeflemiş olduğunuz satın alma işleminin dönüşüm oranı 10/1000 olarak hesaplanır ve bu oran %1 olarak ifade edilmektedir.

Dönüşüm oranı optimizasyonu ise proje özelinde belirlenmiş olan mikro ve makro KPI’ların dönüşüm oranını arttırmak amacı ile belirli kanallardan gelen kullanıcı kitlesinin spesifik segmentlere ayrılması sonucu her segment özelinde hazırlanmış hipotezlerin uygulanması ve elde edilen çıktılar sonucunda yeni hipotezler oluşturulması ile sürekli olarak devam eden bir döngüdür. Örneğin; bir e-ticaret sitesini ele alalım. Makro KPI’ımızın satın alma olduğunu ve segment analizi sonucunda ise “50 TL altında satın alma işlemi gerçekleştiren kullanıcılar” olarak belirlediğimiz bir segment olduğunu varsayalım. O halde bu segment özelinde “50 TL ve üzeri alışverişlerde kargo ücretinin bedava olduğu bilgisini kullanıcıya en doğru şekilde ulaştırabilirsek bu segmentteki kullanıcıların alışveriş tutarlarının ortalaması artacaktır.” şeklinde bir hipotez üretmiş olalım. Bu noktadan sonra e-ticaret sitesinde “50 TL ve üzeri alışverişlerde kargo ücretsiz bilgisinin mevcut sitenin UX ve UI konseptine uygun bir şekilde ürün detay sayfasında ya da sepet sayfasında gösterilmesi” gibi bu bilginin en doğru şekilde kullanıcılara nasıl aktarılacağı belirlenerek testler gerçekleştirilir ve sonuçları değerlendirilerek sürece devam edilir.

Kavramlardan bahsettiğimize göre dönüşüm oranı optimizasyon sürecinden ve bu süreçte kullanılan yöntemlerden bahsedelim.

Dönüşüm oranı optimizasyonu süreci tanımlama, araştırma, analiz, planlama, uygulama ve raporlama adımlarından oluşan ve sürekli devam eden bir döngüdür.

  • Tanımla adımında; projenin kapsamı, süresi ve bütçesi, mevcut pazarlama stratejileri, teknolojik alt yapısı, yazılımsal ve tasarımsal geliştirme hedefleri, mikro ve makro KPI’lar tanımlanır.
  • Araştırma adımıda; kullanılabilirlik testi, prototip testi, 5 saniye testi, ilk tıklama testi, kategori ağaç testi, kart gruplama gibi kullanıcı araştırmalarının uygulanması, analytics verilerinin incelemesi, UX ve UI tasarımlarının analizi gibi süreçler gerçekleştirilir ve elde edilen bulgular raporlanır.
  • Analiz adımında; araştırma adımında elde edilen bulgular tanımlama adımında belirlenmiş olan tanımlar doğrultusunda analiz edilerek dönüşüm oranını optimize etmek amacı ile hipotezler oluşturulur.
  • Planlama adımında; analiz adımında ortaya çıkan tüm hipotezler etki oranı ve efor oranı parametrelerine göre önceliklendirilerek bir dönüşüm oranı optimizasyonu takvimi oluşturulur.
  • Uygulama adımında; planlama adımında oluşturulmuş olan dönüşüm oranı optimizasyon takvimindeki hipotezler; A/B test, multivariate test, split test, marketing automation , feedback, form analizi, heatmaps gibi yöntemler kullanılarak uygulanır.
  • Raporlama adımında; uygulama adımında test edilen hipotezler sonucunda elde edilen çıktılar raporlanarak bir sonraki adım belirlenir.

İPUCU

B CLEAR

Optimizasyon sürecinde neleri test edebileceğiniz konusunda fikir vermesi amacıyla oluşturduğumuz B CLEAR kartlarımız sürecin adımlarından ve test edilebilecek elementlerden oluşuyor.

 bclear

Konu 23A/B Testing